| Bazı altyapı ve hizmet düzenlemeleri ile Mortgage Bankası neredeyse baştan aşağı yenileniyor. İlk etapta makyaj ve içerik ile kendini gösterecek bu değişim sonrası Mortgage Bankası'nın bildiğiniz aktif dönemine tekrar kavuşacaksınız. Yeni dönemimizde kademe kademe mortgage-konut kredisi başvuru servisi ve emlak tanıtım servisimiz de hizmete girecek. Bununla birlikte sektörümüzü doğrudan ilgilendiren finans-ekonomi-para-borsa bilgilerini sitemiz üzerinden, yakından takip edebileceksiniz. Yeni dönemde Mortgage Bankası'ndan beklentilerinizi lütfen bize iletişim
kanalımızdan bildiriniz. Yeni dönemimiz hem 2.000'e yakın üyemize, hem
reklamverenlere çok daha olumlu etkiler yansıtacak. Hazır olun !
|
|
|
|
|
|
HEDGE FONLARI PİYASALARI ELİNDE TUTUYOR |
|
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin tüm dünyada 1 trilyon
dolara yakın bir varlığı yöneten hedge fonlarla ilgili bir düzenleme
yapılması gerektiğinin altını çizdi.
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin tüm dünyada 1 trilyon
dolara yakın bir varlığı yöneten hedge fonlarla ilgili bir düzenleme
yapılmaması durumunda merkez bankaları ve bankacılık otoritelerinin
piyasaları yönlendirme güçlerini kaybedeceklerini söyledi.
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bir global
takip ve düzenleme yapılmaması halinde hedge fonlar nedeniyle dünyadaki
merkez bankaları ve bankacılık otoritelerinin bir süre sonra piyasaları
yönlendirmede güçlerini kaybedeceklerini söyledi. Bilgin, hedge
fonların, haklarında detaylı bilginin hiç olmadığı veya çok zor bilgi
edinilen, şeffaflığın çok az olduğu, sınırlı düzenlemelere tabii,
genelde off-shore'larda faaliyet gösteren, aza razı olmayan hep daha
çok kâr hırsıyla çalışan, hatta varlık ve öz kaynak oranının otuzda
birlere ulaştığı, genelde ileri matematiksel teknikler ve finansal
mühendislik ürünlerin kullanıldığı fonlar olarak tanımladı. Active
Academy tarafından düzenlenen “Risk Yönetimi Zirvesi”nde yaptığı
konuşmada Bilgin, bu fonların uymakta oldukları düzenlemelerin sınırlı
olduğu, mali tablo yayınlama yükümlülüklerinin ya sınırlı ya da hiç
bulunmadığı ve yüksek kaldıraç oranlarıyla çalıştıkları özelliklerine
yer verildiğini anlattı.
HEDGE FONLARDA GÜVERCİN ÜRKEKLİĞİ VAR
Bilgin,
portföy çeşitlemesi için sistematik olmayan riski en aza çekmek
amacıyla bu fonların kullanılabileceğini belirterek, "Ancak hedge
fonların özellikleri ve ürkeklikleri riski artırmaktadır. Bugün
hayatında hiç gitmediği, belki haritada dahi yerini gösteremediği bir
ülkeye hedge fonlar aracılığıyla yatırım yapan, gelişmiş ülkelerin
modern ve çok katlı binalarındaki genç ve hırslı fon yöneticilerinin
hırsı ve bu hırsın yarattığı Yeni Camii önündeki güvercinlere benzer
tedirginlik, bir bilgisayar tuşuna basmakla ülkelerin kaderini
etkileyebilmektedir" diye konuştu.
1992 yılında 880 olan hedge fonların 2005 Haziran'ında 8 bin 50
adede, büyüklüğünün ise 35 milyar dolardan 934 milyar dolara ulaştığına
dikkat çeken Bilgin, bunun yüzde 44'ünün bireysel yatırımcılara, yüzde
24'ünün ikincil fonlara, yüzde 15'inin şirketlere, yüzde 9'unun
emeklilik fonlarına, yüzde 9'unun da hayır kurumlarına ait olduğunu,
diğer bir istatistiki bilgiye göre de yüzde 64'ünün off-shore
merkezlerde olduğunu ifade etti.
FİNANSALLAŞMAYLA RİSKLER BULAŞICI HALE GELDİ
Bilgin,
1980'li yıllardan başlayarak dünyanın finansallaşma kavramıyla
tanıştığını ve Anglo Sakson ülkelerinden yayılan bu kavrama göre
şirketlerin ağırlıklı olarak mal piyasalarından değil finansal
piyasalardan gelen işaretlere göre yönetildiğini, bugün bir şirketin
değerinin muhasebe kârından çok borsadaki riskine göre belirlendiğine
dikkat çekti. Bilgin, "Piyasalar, mal değil finans piyasalarının
güdümünde işlemektedir. Bu değişimdir ki global riskleri daha bulaşıcı
hale getirmiştir. Baş rolde ise türev ürünler, emeklilik fonları,
yatırım fonları ve hepsini bir şemsiye altında tutan hedge fonlar
gelmektedir. Amaç, mal piyasalarındaki uzun vadeli karlılık değil para
akımlarına dayanan kısa vadeli getiri isteğidir" dedi. Bilgin, Uzak
Doğu, ve Rusya'daki kriz, Türkiye'de yaşanan dalgalanmalar, Arjantin ve
belki de geçen hafta sonu yaşanan Şanghay'dan başlayan dalgalanmaların
da bir anlamda mal piyasalarının finans piyasalarından kopması sonucu
oluşan balonların küçük ya da büyük bir infilakla patlaması olduğunu
ileri sürdü.
BİRİNCİ DERECEDE RİSK FAİZ
Bilgin,
bankacılıkta birinci derece riskin, faiz riski ve bunun banka
bilançolarında yarattığı domino etkisi olduğunu söyledi. Bilgin,
"Bankacılığımızda birinci derecede önemli olan risk, faiz riskidir.
Önceki dönemlerden farklı olarak bankalarımızda kur riski değil faiz
riski ve bunun yarattığı banka bilanço kalemlerindeki domino etkisi
önem kazanmaktadır" dedi. Türkiye'de bankaların risk algılama ve risk
kültürüne yaklaşımlarının kendilerini sevindirdiğine dikkat çeken
Bilgin, sistemdeki en önemli risklerin kredi artış hızına bağlı olarak
geri dönmeme olasılığı, faiz ve likidite riski, yönetim, yönetici ve
bağlı olarak sahiplik riski, aracılık faaliyetlerinden doğan haksız
rekabet ve mevzuat riski olduğunu söyledi. Yerli ve yabancı bankalar
arasındaki haksız rekabet riskine de dikkat çeken Bilgin, aracılık
maliyetlerinin haksız rekabeti önleyecek şekilde düzenlenmesi
gerektiğini yineledi. BDDK'nın 360 milyar dolar büyüklük ve teknik
personel başına yaklaşık 1 milyar dolarlık meblağ ve sorumlulukla
uğraşan, bu anlamda Türkiye'nin en büyük kurumu olduğunu belirten
Bilgin, "Bu kuruma lütfen sahip çıkın. 7 senede 70 senelik hatıra ve
yoğunluğa sahip bu kurumun, ülke bankacılığı ve makro ekonomik risk
yönetimi açısından başarısı hepinizin başarısıdır" dedi.
DALGALANMA GEÇEN YILA BENZEMİYOR
Dalgalanmayı
önlemenin sadece Türkiye gibi gelişen ülkelerin sorunu olmadığını
belirten Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, dünyanın
çalkantılardan daha az etkilenecek bir düzeni kurması gerektiğini
söyledi. Özince, finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmanın geçen yıl
mayıs-haziran aylarında yaşanan dalgalanmaya benzemediğini, bunun da
dalganın başında görüldüğünü vurguladı. Merkez Bankası'nda bir faiz
artırımı beklentisi oluşabilir mi? yönündeki bir soruya ise Özince,
"Hayır, şu an itibarıyla böyle bir şey görünmüyor. Durulmakta olduğu
görünüyor. Ama tabi gerekirse sayın başkan bunu yapacağını da söyledi"
yanıtını verdi.
MORTGAGE'DA PATLAMA ORTAMI YOK
Risk Yönetimi
Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özince, uzun
vadeli, uygun faizli kaynak olmadıkça bankacılık sektörünün 1 aylık, 3
aylık mevduatla 10 yıllık, 20 yıllık kredi veremeyeceğini belirterek,
"Vermesini de beklememek lazım, verirse de bunun yaratacağı risklerin
yine bankacılık sektörüne ve gerektiğinde de vergi mükellefine
yansıyabileceğini düşünmek lazım" dedi. Özince, konut kredilerinde
faizin bankacılık sektörü için muhakkak bir risk olacağını, en önemli
şeyin Türkiye'deki dalgalanmaların, faiz dalgalanmalarının azalması ve
reel faizin düşmesi olduğunu vurguladı. Özince, "Türk bankacılık
sektörünün önündeki en önemli risk, faiz riski mi?”' sorusu üzerine,
"Kredi riskinde oldukça ciddi bir toparlanma oldu. Faiz riski, en
önemli risk. Risk olması demek kötü bir şeye işaret etmiyor. Yani
mevcut risklerin, finansal risklerin arasında en önde geleni" diye
konuştu.
Konut finansmanıyla ilgili yasanın, bir düzenleme olduğunu, her
yasal düzenlemenin her konudaki olumluluğu getirmediğini vurgulayan
Özince, trafikle ilgili çok yasa bulunmasına karşın birçok sıkıntı
olduğunu veya trafiğin fevkalade işlemeyebildiğini söyledi. "Mortgage
şu anda böyle büyük bir patlamayla gelişeceği bir ortam yok
kanaatindeyim" diyen Özince, bunun olumsuz bir ifade olmadığını, ağır
ağır büyüyeceğini söyledi. Özince, yinede yüzyılın olayı olarak
tanımladığı mortgage sisteminin, şartlar olumlu geliştiğinde sektörü
katlayacağını, Türkiye'ye, Türk vatandaşına da her yönden çok büyük
yararlar getireceğini ve birçok olumlu etkisi olacağını söyledi.
|
|
|
|
|
|
Üyeler: 1682
Haberler: 513
Web Bağlantıları: 89
Ziyaretçiler: 703976
|
|
|
|
|
|
|