2-3 yıl önce başlayan ve bugün bazıları teslim edilen markalı projelere başlangıçta yatırım yapanların, bugün dairelerini sattıkları takdirde paralarını
yüzde 200'e varan oranlarda geri alma imkânı var.
Etaplar
halinde tamamlanarak teslim edilen pek çok markalı konut projesine,
projenin çıkış tarihinde yatırım yapanlar kazançlı çıktı. 2-3 yıl önce
başlayan ve bugün bazıları teslim edilen projelere başlangıçta yatırım
yapanların, bugün dairelerini sattıkları takdirde paralarını yüzde
100'ü aşan oranlarda geri alma imkânı doğdu. Hatta 2005 yılından bu
yana mevduata yatırım yapanlar yüzde 45, altına yatırım yapanlar yüzde
51 oranında getiri elde ederken, parasını Fulya, Maslak, Ulus ve
Esentepe gibi lokasyonlarda yer alan bazı konut projelerinde
değerlendirenler yüzde 185’e varan oranda kazançlı çıktı. Emlak
danışmanları, yaşayacağı evi sadece maket üzerinde görerek alan
müşterinin sonuçta bir riske girdiğini, inşaat şirketlerinin de bu
müşterilere pazarlık gücü bıraktığını ifade ediyor.
Taşyapı’nın
Maslak’taki projesi Mashattan’da 85 metrekarelik bir dairenin 2005
yılındaki fiyatı 250 bin YTL iken, bugün YTL bazında yüzde 112 primlenerek
530 bin YTL’ye çıktı. Projenin dolar bazında ortalama metrekare
fiyatlarındaki artış da yüzde 50 seviyesinde gerçekleşti, 2 yıl önce
metrekaresi 2700 dolar olan fiyatlar bugün 4058 dolar seviyesinden
başlıyor.
Aşçıoğlu
İnşaat’ın Ulus’ta inşa ettiği Selenium City satışa çıktığı 6 aylık
sürede dolar bazında yüzde 54 oranında prim yaptı. Şirket başlangıçta
belirlediği 3 bin dolarlık metrekare fiyatını 6 ayda 5500 YTL’ye yani
4620 dolara çıkardı.
İlk başta fiyatlar düşük tutuluyor
Soyak’ın
satışına 2004 yılında başladığı Halkalı’daki Olympiakent de, şehir
merkezindeki en çok kazandıran projeler arasında yer aldı. Proje 3
yılda yüzde 185 oranında prim yaptı. 3 yıl önce 140 metrekarelik bir
dairenin ortalama metrekare fiyatı 575 dolarken bugün 1715 dolar
seviyesinde seyrediyor. Aynı projede 60 metrekare dairenin ortalama
metrekare fiyatı ise 650 dolardan 1850 dolar seviyesine kadar yükseldi.
Emay İnşaat’ın 2005 yılında lansmanını yaptığı Kentplus Ataşehir
projesinde 165 bin dolar olan 150 metrekarelik bir dairenin şimdi
ikinci eldeki fiyatı 364 bin 500 dolar seviyelerinde seyrediyor.
İnanlar
İnşaat'ın Beşiktaş Fulya'da 10 dönüm arazi üzerinde inşa ettiği Terrace
Fulya projesinde 58 metrekare daireler şu anda 350 bin dolar
seviyesinde satışa sunuluyor. Dairelerin ilk çıkış fiyatı ise yaklaşık
162 bin dolar düzeyindeydi. Bu projede de dolar bazında artış oranı
yüzde 116’ya denk geliyor.
Century
21 Türkiye Genel Müdürü Ahmet Rauf Saatçi, inşaat firmasının da hem
projeye başlaması hem de projesine alıcı çekebilmesi için başlangıçta
fiyatlarını daha ılımlı rakamlarda tutması ya da müşteriye pazarlık
gücü bırakması gerektiğini söyledi. Saatçi, "Projenin satışı
ilerlediğinde, binalar yükselmeye başladığında artık müşteri gördüğü
bir konutu satın alırken, proje sahibi de artık müşteri tarafından
talep görmüş, görmeye devam eden, doluluk oranı artmış, yeni bir yaşam
mahallinin sona kalmış en değerli konutlarını satar konuma geliyor.
Dolayısı ile bu aşamada fiyatlar daha da yükseliyor” dedi.
Risk alan kazançlı çıkıyor
Colliers
International danışmanlık departmanı sorumlusu Cem Demiröz de bunun
pazara çıkan ürünün kalitesinin anlaşılabilmesi için projeyi geliştiren
firmanın ilk müşterilere sağladığı bir avantaj olduğunu ifade ediyor.
Demiröz, "İlk etap pazarlandıktan sonra artık ürün piyasaya çıktığı
için beklentileri karşılayıp karşılamadığı da ölçülmüş oluyor ve takip
eden etaplara olan talep artışına bağlı olarak fiyatlar da yükseliyor.
Bu durumda ilk etapta risk alan müşterilerin kazancı da diğer etaptaki
müşterilere göre daha fazla oluyor" dedi.
Bu
tür projelerde önce hareket edenlerin en fazla riski aldıkları için en
fazla kâr edenler olduğunu ve şehrin büyüme yönünde bulunan yeni
lokasyonlar ve yeni konseptlere yatırım yapmanın hâlâ en doğru hareket
olacağını ifade eden Demiröz şunları söyledi: "Şehrin genişlediği
lokasyonlarda yeni yapılan projelerde altyapı, ulaşım, konsept gibi
başlangıçta birçok soru işareti ve riskler bulunmaktaydı. Bunlara örnek
olarak Ataşehir bölgesini verebiliriz. Ancak zaman içerisinde bu
risklerin ortadan kalkmasıyla birlikte yeni projeler hayata geçirildi
ve bu tür bölgeler kendi kendine yetebilen ve her türlü altyapıya sahip
bölgeler haline geldi. Bu gelişim sırasında fiyatlar da büyük oranda
arttı. Buna ek olarak residence konsepti gibi şehirde yaşayanların pek
alışkın olmadığı ancak yapıldıktan sonra büyük talep gösterdiği
konseptler de çok hızla değer kazandı. Burada birçok başarılı proje
gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Ancak bugün
itibariyle birkaç yıl öncesinin yatırım ve kâr fırsatı bulunmamakta.
Bundan sonra artık yüzde 10-15 gibi sınırlı fiyat artışlarının
gerçekleşmesini bekliyorum. Buna ek olarak özellikle Avrupa yakasında,
Levent, Etiler, Şişli, Taksim gibi merkezi bölgelerde bulunan residence
projeleri oldukça değerlendi. 3-4 yıl önce metrekaresi 1500-2000 dolara
satılan residence üniteleri artık metrekaresi 5000-6000 dolara alıcı
bulabiliyor. Bundan sonraki residence projelerinin de yüksek talep
göreceğini ve fiyat artışının devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü
residence arzı henüz doyum noktasına uzak görünüyor."
Fiyat artışı bölge ile ilgili değil
Etaplar
arasındaki yüksek oranlı fiyat artışlarının bölge ile doğrudan bir
ilgisi olmadığını da savunan Ahmet Rauf Saatçi bu durumun taleple
ilgili olduğunu söyledi. Saatçi "Bir dönem talebin çok arzın düşük
olması bu fiyat farklılıklarını yarattı ama son altı aydır biz piyasada
böyle bir durum olduğunu gözlemlemiyoruz. Şimdi sektör belli bir
doygunluğa ulaşmış durumda. Artık fiyat artışları önceki dönemlerde
olduğu gibi daha itidalli. Arzın yetersiz olduğu dönemde satış yapanlar
bu anlamda kârlı çıkmış olabilirler ama şu günlerde müşterinin
alternatifi çok fazla” dedi.
HABER - SELMA ŞENOL
|